المفردات
تعلم الأحوال – التركية
en azından
Kuaför en azından çok pahalı değildi.
على الأقل
الحلاق لم يكلف الكثير على الأقل.
aşağı
Suya aşağıya atlıyor.
لأسفل
هي تقفز لأسفل في الماء.
birlikte
İkisi de birlikte oynamayı sever.
معًا
الاثنان يحبان اللعب معًا.
aynı
Bu insanlar farklı ama aynı derecede iyimser!
بنفس القدر
هؤلاء الناس مختلفون، ولكن متفائلون بنفس القدر!
uzun
Bekleme odasında uzun süre beklemem gerekti.
طويلاً
كان علي الانتظار طويلاً في غرفة الانتظار.
sadece
O sadece uyandı.
للتو
استيقظت للتو.
yakında
O, yakında eve dönebilir.
قريبًا
يمكنها العودة إلى المنزل قريبًا.
hiçbir yere
Bu izler hiçbir yere gitmiyor.
لا مكان
هذه الأثار تؤدي إلى لا مكان.
bütün gün
Anne bütün gün çalışmalı.
طوال اليوم
على الأم العمل طوال اليوم.
gerçekten
Buna gerçekten inanabilir miyim?
حقًا
هل يمكنني أن أؤمن بذلك حقًا؟
tüm
Burada dünyanın tüm bayraklarını görebilirsiniz.
جميع
هنا يمكنك رؤية جميع أعلام العالم.